Sevmek mi zor? Sevilmek mi?
Hangisi
zor diye sorsalar, var mı bir cevabı olan! herkes mutlaka farklı bir cevap
verir. Kimi sevmek, kimi sevilmek zor diyecektir. Asıl zor olan ne biliyor
musunuz? İkisini birden başarabilmek.
Hayat hiçbir zaman adil değildir. İnsanlara her şeyi o kadar zor ve farklı
sunar ki bizler sadece bir şeylere ulaşmak için, bir yudum mutluluk için
çırpınır dururuz. Ve her zaman şu soruyu sorarız ben nerede hata yaptım.
Mutluluk benim hakkım değil mi diye!
Aslında her kes bir damla mutluluğu bulur tabi ki ama nasıl!
İşte bütün zorluk burada başlıyor. Kim bilir kaçımız mutlu olabileceğimiz
kısacık bile olsa bir an için neler vermeye hazırızdır. Ama o her zaman
bizden hep bir adım önde gider, bizse onu kovalamak uğruna helak oluruz ardı
sıra, hayat aslında boş bir kuyu gibidir ne kadar doldursanız da o hep
boştur. Ne kadar kovalarsanız o da bir o kadar kaçar. İnanın ki hayat denen
şey gözümüzden düşen bir damla yaşın yere düşüşü kadar kısadır.
Ve hayat hiçbir zaman boşa geçirilmeyecek kadar değerlidir. Ama öyle
hayatlarda vardır ki bir nebze sevgi uğruna harcanır gider!
Ne değer vereni vardır sevginin nede kaybetmemek için mücadele edeni. O kalp
dediğimiz varlıkla birlikte çeker acısını. Kalp ezilir, ağrır sessizce
çırpınır bulunduğu kafesin içinde sevgi de çaresizce seyreder bunu. Elini
uzatıp alamaz avuçlarının arasına bir türlü, çünkü ihanet ve yalan keser
yolunu. İkiyüzlülük de menfaatle birleşip eşlik eder onlara. Sevgi ise aşkın
yamacında hırpalar kendini bu dörtlünün karşısında ayakta durabilmek için
son nefesine kadar savaşır, hırpalanır, örselenir, horlanıp alay edilir. Ama
nedense bir türlü pes etmek bilmez sürekli direnir.
Sonunda ise galip geldiği çok azdır. Çünkü o hep tek tarafın kalbinde
savaşır!
Eğer karşısındaki kalbin içine girebilirse o zaman işte ulaşır zafere?
Oysa öyle hayatları ezer geçer ki, eskitir ki geri dönüşü olmaz. Dönüp
arkamıza baktığımızda ise bir ömrün en güzel zamanları çürüyüp gider bu
değirmenin çarkının arasında. Belki de en güzel yıllarıdır hayatımızın ya da
hayatı en dolu yaşamak istediğim anlar uçup gitmiştir elimizden, geride
kalan ise yorulmuş bir kalp ve tükenmiş bir ömür olarak dikilir karşımıza.
Artık o kadar geçtir ki bir şeyler yapabilmek için çünkü ne istek kalmıştır
ne de gençlik denen o cevher.
Zaman o kadar çabuk biter ki, geride acılar ve sızılarla dolu bir yürek atar
göğsümüzün içinde ama artık eskisi kadar ne hızlıdır ne de istekli...
Şimdi bir kez daha düşünün sevmek mi zor?, sevilmek mi?
Talar/05.10.2007


Stationery by Tineke