|
Anoraxi Günlüğüm 1
Günlük sana hayatı şikayet edeceğim bugün. Beni bir kez olsun kucaklayıp " Seni
seviyorum oğlum! " demeyen, çatık kaşları hiç gülmeyen, yüzünden memnuniyetsiz
ifadesi eksilmeyen babamı. En büyük yasağım olan alet odasında gecen yasaksız
günlerimde, yeşil gözlerimin üzerine düşmüş kaşlarımın altından ömrüm boyunca
bir " Aferin " sözünü bekleyişimi... Annemin o adimi atma, atacaksan düşme,
düşeceksen ağlama deyisini! Yirmi birinde aile baskısından kurtuldum derken
omuzlarıma birden çöken kara 8 yılın dibine çöktüm bugün. Nedenini bilmediğim
anlaşılmaz hesapların içerisindeyim günlük.
Bir
ay oldu bu kliniğe geleli birazdan hemşire kapıyı çalacak ve beni o kendi gibi
kırmızı t-sörflü insanların arasında o çirkin aletin üzerine çıkartacak. Sonra
hep bir ağızdan başlayacaklar yine " Durumunuzda bir değişme yok, neden
yememekte ısrar ediyorsunuz! Su yemek bilmem ne kadar sağlıklı, bu meyve bilmem
ne kadar vitaminli,karbonhidratın, fasulyenin yararları vs.. vs.." Yarin yine
psikologumla randevum var dosyalar eline ulaştığında birde o başlayacak "
Ailenizi aramamızı isterimsiniz ( onları aramalarını isteyen varda sanki!) hep
birlikte bir tedavi uygularız dilerseniz. Adlarını bile duymaya tahammül
edemediğim insanları basıma toplama fikri beni delirtiyor.
Beni dinliyor psikologum hem de hiç kimsenin dinlemediği kadar dinliyor.
İntihar girişimlerimin, iç huzursuzluklarımın, davranışlarımın manasız gelen
yanlarını adlandırıyor. Çocukluğuma kadar uzanan köklerin kalıntıları çıkıyor
su yüzüne üzeri tonlarca toprak örtülü. Her birinin bir adi var. İntihar
girişimlerimin ilk adi tepki vermek amacıyla çocukluğumda aileme kızdığımda bana
alınan en güzel oyuncağı kırmakla başlıyor. Eskiden oyuncaklarımı kırardım
simdi, sevdiklerimi.. Her kırdığım oyuncağın ardından ailemden özür diler sonra
sevgi sözcükleri beklerdim. Simdi intihar girişimlerinde bulunuyorum
bilinçaltımda yatanın yine sevgi sözcükleri bekleyişi olduğunu bilmeden. Senden
bıktığımı sanırdım hayat ama senden bıkmamışım gerçekte, senden
getirdiklerinden, benim sevdiklerimden, sevdiğimden sevildiğimi duymak gözlerimi
hayata kapamadan. Bıktığım suçlanmalar, alaycı bakışlar, aşağılayıcı sözcükler,
yalnızlık. Koca bir yalnızlığın ortasında yaşıyorum önüm arkam, sağım solum
sobe, saklanmayan Anoraxi......
Kendimi çirkin hissediyorum günlük, doğuştan lanetliyim sanki, vücudumdaki
dövmeler bile çirkin yağ tabakalarını örtmeye kafi değil. Gecen hafta söylenen
vücudumdaki yağ oranının yüzde ikiye düştüğü ve bu denli aşırı spor yapmaya
devam edersem kalp krizine yenik düşebileceğimi ifade etti doktorlar. Kime
inanacağımı bilmiyorum su karnımdaki inişli çıkışlı yağ tabakalarınamı, yoksa
doktorların alet ve sözlerine mi? Nasılda kilolu imiştim geçtiğimiz yıllarda
kilolarımın farkına vardığımda önce öğünlerden sonra parmaklarımın yardımıyla
sonrada midemin uzun süreli zoraki çıkartmalara verdiği kramp cevaplarıyla
birazcık olsun zayıflamayı başarabildim biliyorsun. Simdi herkes kalkmış yeniden
kilo almamı istiyor benden. Oysa ben yeterince yiyorum tek kusurum enerjik
olmamda, ben onlara benzemiyorum, vücudum onlarınki gibi değil, olmaz, olamaz!
Ben sportmen yapıya sahip biriyim. İçlerinden hangisi iki saat karin kaslarını
çalıştırabilir yada günde dört kez beş kilometre koşabilir. Bunları hiçbirini
yapmasam aşırı kilolarıma nasıl söz geçirebilirim ki.Tüm aktivitelerimi önleme
amacıyla ilaçlarımın dozajını arttırdılar, canlı bir cenazeye benziyorum..
Yaşamak istemiyorum....Uykum geldi ben yatıyorum günlük.
Deniz
06/09/2007
 
|