Favorilere ekle  Anasayfa yap  Tavsiye edin
    
Sevgi Bahçemiz

Tarih: Saat:    
 
                                              

  2005 MART AY'ININ KONUSU

BİZ İKİNCİ SINIFMIYIZ?

 

  14 yılım Avusturya da geçti bu süre zarfı içinde çok mücadele etmem gerekdi ekmeğini  çalışıp kazanmak zorunda olan tüm vatandaşlarımız gibi. O zamanlarda kurs aktiviteleri bir ayrıcalık dı almancayı evde kitaplardan öğrenmeye Çalıştım. 3 yıl geçince bir iş buldum ve çalışma hayatının içinde buluverdim kendimi. Kitaplardan öğrendiğim bilgileri pratiğe dökme şansına sahip oldum. Birileri takdir etti, birileri eleştirdi ya almancadaki gramer hatalarımı ya da bu kadar erken Avusturyalılarla kaynaşmış olmamı...

Takmadım çoğu zaman kimseyi ben bendim, amaçlarım vardı ve ulaştım yada ulaştığımı sandım. Bugün içimdeki ikilemlerimin günü. Tesadüfen elime geçen bir gazete de söyle yazıyordu: Avrupa çapında en fazla yabancı düşmanlığının yaygın oldugu ülke Avusturya idi. Ancak bu Almanyadaki gibi açık yapılmadığından birçok kesimde adı gizli düşmanlık olarak belirlenmişti. Çok enteresan Schwechat yolu üzerinden havaalanına ulaşmaya çalışıyoruz bir kış günü yolun hemen solunda bir anıt görüyorum, kocaman bir taş üzerine yazılmış olan kelimeler yıllar geçmesine rağmen beynime kazılmış. Polis kayıtlarına göre suç işleme oranlarında yabancılar çok büyük bir farkla öndeler.  O zamanlar garip geliyor ancak zamanla farkediyorsunuz denilmek isteneni.

    Sürekli yabancılık kompleksinden uzak insan olarak yasamanın tadını çıkartmaya calıştım Avusturya da. Ama sanırım beceremiyorum böylesi günlerde. Türk çocuklarının ,  Avusturyalı çocukları kendi kültürleriyle etkilediklerinden ötürü ayrı bir sınıfa konulup konulmaması gerektiği hakkında anaokulunda yapılan toplantı aklıma geldikçe, eskiden bulunduğum ortamdaki Avusturyalıların nasılda yıllarca selamlarımızı karşılıksız bıraktıklarını düşündükçe yada 4 ayrı işyerinde çalışmama ragğmen sadece İtalyanlarla uyum içinde çalıştığım aklıma geldikçe ister istemez her iki topluma da eleştiri oklarımı yöneltiyorum beynimde.

  İŞe baslamamın üzerinden 4 ay geçmesine rağmen, herşey yolunda gidiyor diye kendi kendime dikta etmeye çalıştığım pozitif düşüncelerim son zamanlarda beni yalanlar oldular. Birkaç hafta önce çalıştığım mağazanın sahibi mağazaya geliyor ve benimle konuşmak istediğini söylüyor.  Saygıyla ve merakla dinlemeye baslıyorum birazda etkisinden kurtulamadığım hastalığımdan ötürü ilaçlarla

ayakda durmaya çalışıyorum. Sessiz sedasız... Birden eleştiri okları beynimi birer birer delmeye başlıyorlar. Önce benden söze giriyor “ Eşimle sizin hakkınızda bir karara vardık, bize göre siz bu denli güleryüzlü olmanızın altında başka şeyler taşıyorsunuz” Bunları derken yüzüme bakmıyor. Bense herhalde kovulmanın eşiğindeyim diye düşünürken tepki göstermeden sözlerine devam ediyor. “ Bizler yanımızda çalışan insanların herşeyiyle ilgileniriz , özel hayatlarınızda ola her türlü sorun işinize de yansıyacağından sizin özel sorunlarınız elbetteki bizi de bir yerden sonra ilgilendirir”.  Ve ekliyor “ şimdi bana anlatmak istediğiniz bir sorununuz varsa dinlerim”...  “ Herkesin vardır biryerlerde sorunu ancak ben işe gelirken sorunlarımı bu kapının dışında bırakmayı yeğlerim diyorum”.  Peki diyor konuyu başka yönden ele alacağım. “ Farklı bir kültürde yetişmis biri olarak Avusturyalıları nasıl değerlendiriyorsun? Mesela mini etek giymiş bir bayan gördüğünde , yada birazda olsa cinsellik kullanılarak asılmış panoları görünce ne düşünüyorsunuz? Sizce normalmi?

  Halime bakıyorum görünüm olarak gayet modern bir bayanım acaba bu tarz sorular yöneltilmeyi hakedecek ne yaptım diye soruyorum kendi kendime. Sonra adama “ Asla! öyle düşünseydim zaten  Sonra bu tip bir konuşmayı yapmayı gerektirecek bir hatam olup olmadığını soruyorum oda buna karşılık “ Ben sadece konuşuyorum sizinle  neden art niyet arıyorsunuz her söylenende?” Peki ..  Diyor “ kendinizi bu insan mozaiği içerisinde kaçıncı sınıfda görüyorsunuz? Avusturyalılarla denkmi? Yoksa  ikinci sınıf olduğunuzu buraya uyum saglayamadığınızı mı? Aileniz size hiç gelenekler ve göreneklerle ilgili baskı yapmadımı?”  Vereceğim cevapları iyi seçmek zorunda olduğumun farkındaydım. “  Haklısınız.. Dedim. Her iki toplum arasında elbette farklar var buda oldukca doğal.Ömrümün yarısı Türkiyede geçti, yarısıda burada, annem 5 vakit namazını kılar , babamsa bayramdan bayrama camiye gider. Abim bir ögretim görevlisi, kızkardeşim üniversitede psikolojik danışmanlık son sınıf öğrencisi ve bende Halkla İlişkler okudum. Anlayacağınız ailemizin ufukları oldukça genis , sizin sandığınız gibi olsaydı hiçbirimiz üniversiteye gitme şansına sahip olamazdık” dedim..

     Bu konusma elbette bunlarlada sınırlı kalmadı ve bir itirafda bulunmak istedim sizlere ve kendime 14 yıldır Avusturyalı gibi hissettiğim beni ilk kez 2. Sınıf vatandaş konumuna konulmuş hissettim yöneltilen bu münasebetsiz sorulardan ötürü.Yanlış kişiyi eçtiagazanin sahibi diye düsündüm. Ben kendini en iyi sekilde bu topluma entegre etmeye calisan bir Türk vatandaşı olarak bu tarz sorularla muatap edilmeyi hak etmedigimi düsündüm.

Sonra toplumumuzda Avusturyalilarla büyük uyumsuzluk yasayan insanlar aklima geldiler. Yillardir buralarda olmalarina ragmen derdini anlatmakdan aciz kadinlarimiz, erkeklerimiz, kendi yaptiklari hatayi görmezlikden gelipde  her iki lafindan biri“ gavur iste yabanciyiz ya ondan bize böle davraniyorlar” diyenler.. Yada apartmanda altkattaki Avusturyali komsusu üst kattaki Türk komsusuna müzigin sesini biraz kismasi icin ikazda bulundugunda karsiliginda alinan  anlayisdan uzak “ sana ne! Istedigimi yaparim”  tarzindaki cevaplar..  Yillarca gecmesine ragmen önemli ölcülerde toplumumuzun büyük bir kisminin   entegrasyon sorunu cekiyor olmasi entegre yolunda adim atanlarinda önüne iste böyle set olusturuyor. 

Şefimin o gün bana yönelttiği soruları  bugün beynimde tüm Türk toplumuna yöneltilmiş olarak görüyor bundan büyük bir üzüntü duyduğumu bildirmek istiyorum.

 

Saygılarımla..09.03.2005

 

DENIZ

 
.

 

 
Mayıs

Haziran

Eylül

Kasım

2005 Ocak

2005 Şubat

   

 

Copyright2001HC Bütün hakları saklıdır.H C şiirlerini izinsiz çoğaltmak Telif Hakları Yasası na muhalefettir
 
Sitemizde yayımlanan tüm eserler hak ve sorumluluklarıyla eser sahiplerine aittir